44

44 yaşıma artık resmi olarak girişimci olarak girdim. Ne oldu, nasıl oldu, gelin kısaca bir değinelim.

44

Bugün 44 yaşıma bastım, ve üniversite yıllarımdan beri hayalini kurduğum ve devamlı denediğim kendi işim üzerinden geçimimi sağlamaya hiç bu kadar yakın olmamıştım. 2 yıl önce başladığım Synaps Media maceram, öncesindeki 20 yıllık tecrübe ve başka bir çok destekleyici şartın da bir araya gelmesinin yardımıyla artık bir başarı hikayesine dönüştü.

Bu süreçte çok şey öğrendim, her gün yeni şeyler öğrenmeye, yeni zorluklarla mücadele etmeye devam ediyorum. Ancak artık farklı bir şey var: Artık her atlattığım zorluk, bir birikime dönüşüyor. Daha önceki iş tecrübelerimde tekrar eden sorunlarım yerine, yeni ve taze dertlerim var. Tekrar eden sorunlar insanın motivasyonunu yıpratıyor. Ama ilk kez karşılaşılan sorunlar, çözüldüğünde ekstra moral bile veriyor.

Artık belirli bir başarıya ulaşmış taze bir girişimci olarak, birkaç konuda tecrübelerimi yazmak istiyorum.

Zaman, sadece birazcık zaman

İnternetteki başarılı girişim hikayelerinde bize hep çok kısa sürede ulaşılan büyük başarı hikayeleri anlatılıyor. "3 ayda $10K MRR kazandım", "6 yılda maaşımdan fazlasını kazandım" gibi hikayeler bize sürdürülebilir bir gelir modeline ulaşmanın böylesi senaryolarla mümkün olabileceği mesajını veriyor. Ben de, Trendyol'dan ayrılıp kendi işimi kurmayı denemeye başlayana kadar "1 sene maaş almak zorunda olmasam kesin bir projemden bu kadar kazanırdım" derdim. "1 yılda bana maaşım kadar gelir getirmeyen proje kaybetmiştir zaten" diyordum.

Artık öyle düşünmüyorum.

Tabii ki bazen 1 yılda çok yüksek gelirlere ulaşmak mümkün. Ama benim gördüğüm kadarıyla bu nadir olan bir şey. Nadir olmasının yanında karşılığında ne bedeller ödendiği de meçhul. Çok kısa bir sürede, çok yüksek bir gelir hedefine ulaşmak için şunları yapmak sizin için makul mü mesela:

  • Aylarca günde 18 saat çalışmak, ailen ve arkadaşlarınla daha az vakit geçirmek, onların ihtiyaç duyduğu anlarda yanında olmamak
  • "Fake it 'till you make it" Tanıtım sayfanıza sahte yorumlar, sahte sayılar koymak
  • İnsan psikolojisinin zaaflarından faydalanan taktiklerle ihtiyacı olmayan insanları bile bir şekilde müşteri yapmak (İhtiyaç oluştur)
  • Sırf potansiyeli yüksek diye, manasız, hatta bazen zararlı ürünler/servisler sunmak
  • "Kolay satılabilecek" bir proje fikri bulup, müşterilerine uzun vadeli vaatlerde bulunup, 6 ay sonra ilk güzel teklifte "exit yapmak"

Biliyorum, bunlar günümüz pazarlama endüstrisinin yapıtaşları. Bunları yapmayı kabul etmemek de naiflik. Ama bence mesele para kazanmak olunca ahlak teferruat olmamalı. Yaşamın bir amacı varsa, bu çok kazanmak değil, çok üretmek olmalı, insanlık için üretmek.

Ve bunu yapabilmek için zamana ihtiyaç var. Eğer güzel bir şey yapıyorsanız, bunun insanlara ulaşabilmesi ve kabul görmesi için biraz zaman vermeniz gerekiyor. Özellikle mevcut şartlardaki bilgi kalabalığı, odak dağınıklığı, ağır gündemler, finansal sorunlar ve güven krizinde, harika bir projenin bile potansiyel müşterilerine ulaşabilmesi çok uzun zaman alabiliyor.

44 yaşımda, belki 100'e yakın proje yapmayı denemiş biri olarak söyleyebilirim ki, bir projeye tamam veya devam diyebilmek için, en az 2-3 yıl süre verebilmek ve bu süreçte de üzerine düşeni yapmak gerekiyor.

Bu çoğunlukla devasa bütçeli projelerde bile farklı değil aslında. 2009-2015 yılları arasında Türkiye'nin lider ilan sitesi Sahibinden.com'da çalışmıştım. 2000 yılında faaliyete geçen sitenin, kâr etmeye tam 7 yıl sonra başladığını öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Ancak bu kararlı duruş şu anda onlara yüzlerce çalışan ve yüzmilyonlarca dolarlık bir değere ulaşmasını sağladı. Sahibinden'i kuranların parası da vardı, vakti de boldu. Şimdiki gibi 1 yılda beklediğini alamayıp "exit" yapsalardı, Türkiye'nin en büyük ilan sitesi başka birinin olurdu.

Çalışarak proje geliştirmek

Babadan zengin olmayanların kendi işini yapmakla ilgili en büyük zorluğu geçim derdi. Haftada 40 saat bir yerde çalışıp, geri kalan vakitte ürün geliştirmek gerçekten çok zorlayıcı. Hele bunu evli ve çocuk sahibiyken yapabilmek, bir şeyleri feda etmeden imkansız gibi.

Ben 2024'te Trendyol'dan ayrılana kadar neredeyse kesintisiz olarak 20 senedir çalışıyordum. Ve bu 20 senenin tamamına yakınında da, ana işim dışında uğraştığım projelerim oldu. Bazı zamanlar işten izin alıp projelerimde bile çalıştım. Ama bu şekilde bir proje yürütmek sürdürülebilir olmuyor. Tam zamanlı olarak 2-3 ayda çıkarabileceğin bir iş, bu şekilde 1 yıla uzuyor. Bu da enerji ve motivasyonunu düşürüyor, ilk çıktılarla ve dönüşlerle alacağın manevi teşviği erteliyor.

Ben bu girdaptan Hollanda'daki daha stabil hayat, biriktirdiğim bir miktar para ve eşimin desteğiyle çıkabildim. Bunlar olmasa Synaps Media (eğer devam edebilseydim bile) bu haline ancak yıllar sonra gelebilirdi. Size de tavsiyem -eğer bir süre maaş almadan yaşayabilecek bir birikiminiz yoksa-, bu birikimi edinmeye çalışmak, part-time çalışmak veya yakın çevrenizin desteğini alarak projenize yeterince ve sürdürülebilir şekilde yatırım yapmanız olurdu.

Basit gibi görünen önemli bir parametre de harcamalar. Limitli bir bütçeyle bir süre devam etme kararı alınca, harcamalarımı eskisine göre çok daha dikkatli yapmak, bana çok daha uzun bir süre tanıdı. Çalışma verimimi artırmayacak ve benim gidebileceğim mesafeyi kısaltacak harcamalardan uzak durmaya çalışmak, bana gözle görülür bir alan açtı. Bu da değerlendirmeye değer bir konu.

Tabi "yatırımcı" bulmak da çokça konuşulan bir seçenek. Açıkçası proje yatırım dünyasını incelediğimde bunun da bana göre olmadığını fark ettim. Özel bazı durumlar hariç, yatırımcılar için sen ve projen, onun yatırım portföyündeki bir emtiadan ibaret oluyorsun. Ne yaptığın, nasıl yaptığın, müşterinin memnuniyeti vs gibi "ayrıntılarla" ilgilenmiyorlar. Tek ilgilendikleri konu, sana vereceği paranın 1-2 sene içerisinde ne kadar artacağı. Dolayısıyla bir yatırımcı fonuyla proje yaptığında, çok büyük ve anlamsız bir koşturmacanın içine giriyorsun. Projen sana ve ekibine yetecek kadar kazandırıyor olsa da, müşterilerin yaptığın servise ürüne aşık da olsa, yatırımcına gelecen yıl 2-3x para veremiyorsan, projen batmaya mahkum oluyor. Çok güzel, faydalı ve sevilen projelerin, yatırımcılarını memnun edemediği için saçma sapan rotalara yöneldiğini veya tamamen kapandığını sıkça görüyoruz.

İyi bir "exit yapmak", hala bu projeleri geliştirenler için bir başarı hikayesi olabilir. Ama benim gibi, bir şeyler kazanırken, faydalı şeyler de üretmek peşindeyseniz, bir yatırımcı zamanla sizin en büyük engeliniz olabilir.

İnsanların hayatlarına dokunmak

İşimin bana verdiği en büyük tatmin, geliştirdiğim yazılımlar sayesinde dünyanın dört bir yanındaki inanlara dokunmak ve onların değer üretmesine yardımcı olmak oldu. Sahibinden.com'da çalışırken bile, toplu taşımada giderken insanların kendi arasında Sahibinden'i övmesinden büyük mutluluk duyardım. Kaldı ki, orada bu işin yüzlerce emekçisinden sadece biriydim.

Synaps Media'da da bu motivasyon en üst seviyede. 40'tan fazla ülkeden 200'e yakın kişinin 250'den fazla sitesini host ediyorum. Bu kişilerin hemen hepsiyle yazışmam oldu. Yazışmalarımda çok farklı dünyalardan çok çeşitli bakış açılarıyla karşılaştım. Ama hepsinde ortak olan bir şey vardı: İnsani duygular. Yaptığım işin robotik bir servis değil, profesyonel de olsa bir mahalle bakkalı samimiyetinde olabilmesinden ekstra mutluluk duyuyorum. İnsan olduğumu ve karşımdakinin de kendi hayat hengamesinin ortasındaki bir birey olduğunu hiç aklımdan çıkarmadan, onlar için gelimden geleni yapmaya çalışıyorum. Bu müşterilerimde de kolayca fark ediliyor olsa gerek ki, artık sosyal medyada servis ve direkt benimle ilgili çok güzel yorumlar okuyorum. Gerçekten benim için bundan daha büyük mutluluk veren az şey vardır.

Eğer siz de faydalı şeyler üretmekten mutlu oluyorsanız, bunlarla ilgili şeyler geliştirin. Bunun market hacminin darlığı sizi yanıltmasın. Tabii ki vereceğiniz efora karşılık alabileceğini karşılığı değerlendirmek ticari bir işin öncelikli şartı. Ancak ne sizin için, ne insanlar için hiç bir değer arzetmeyen projelere, sırf o ara çok fazla kişi para veriyor diye girmek, bana yine sürdürülebilir bir iş modeli olarak gelmiyor.

Sırada ne var

Buraya kadar anlattıklarımdan "yırttığım" izlenimi edinilmesin. Synaps Media'da hala alınacak mesafem var. Şu anki beklentim, yıl sonuna kadar projenin gelirinin beni başka ekstra bir iş yapma ihtiyacına gerek bırakmayacak seviyeye gelmesi ve artık yeni bir ekip arkadaşı edinerek projenin yükünü ve riskini azaltabilir hale gelmek. Gidişat bunun gerçekçi bir hedef olduğunu gösteriyor.

Ben elimden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğim ve sonuçlar ne yönde olacak, göreceğiz.

Me on Mastodon: https://synaps.space/@murat