Kardan Korkar Olduk
Çocukken kar yağacak diye sevinir, yağmaya başladı mı durmasın diye, durduğunda da yerdeki karların erimemesi için dua ederdim. O zamanlar hayallerimi boyumdan yüksek karlar görmek süslerdi. Daha bacak kadar olduğum bir yaşımda boyum kadar(!) yağan karın bana verdiği mutluluğu hâlâ hissediyorum.
Şimdi karın gelişi 1 hafta önceden konuşuluyor. Ama mutlulukla değil, afet haberi olarak… O çocukluğumda üzerinde kaydığım, sırılsıklam olup tirtir titreyip de hiç ondan bilmediğim güzelim kar, artık büyümüş, adam olmuş, ama temizliğini koruyamamış sanki… Ve o çocukken beni eğlendiren kar artık bana bir kötülük yapacak bir afet olarak anlatılıyor gün boyu televizyonlarda.
Ben günümüzde çocukluğumdakine nazaran daha az bile yağan bu karların çocukluğumdakinden daha kötü olduğuna inanmayanlardanım. Ama bütün bunlar gösteriyor ki, biz kardan korkacak hale getirebiliyoruz kendimizi. Her güzelliği kirletebilme kabiliyetine sahip insanoğlu, insanlığın faydasına olan birçok şey gibi karı da bir afet olarak adlandırabilecek seviyeye getirdi sonunda. Dere yatağına ev yaparız ve suçu yağan yağmura atarız. Trafiğimiz keşmekeştir, sürücülerimiz dikkatsizdir, enerjimiz yetersizdir, ama suç çok yağan karındır…
Yine kar yağdı, yine çok korktuk, yine kazalar oldu, yine çok canlar yandı… Neyse ki suçlu, bu kez yakamızı çabuk bıraktı…
Umarım çocuklarım karın yağacağı haberini duyduğunda korku yerine sevinç duyanlardan olurlar.
Son Yorumlar