“Framework Devri” ve “Mükemmel Kod”a Ulaşmak
Bu aralar, bir projede kullanmak amacıyla Ext ile yatıp Ext ile kalkıyorum… Aslında sadece Ext ile dememek lazım; frameworkler ile yatıp frameworkler ila kalkıyorum demek daha yerinde olabilir. Birbirine benzer işlevleri olan bir sürü framework inceliyorum, “acaba onu mu kullansam”, “acaba bu daha mı işime yarar”, “aa, bunun şurası harikaymış” diyerek daldan dala atlamak, hem sıkıcı, hem strese sokucu hem de yorucu olmaya başladı. Gel gör ki devir “Framework devri” oldu artık ve iyi framework kullanan kötüsünü kullananı dövüyor. Efendim, “framework de ne ola ki?” diye kafa kaşıyanlar için ara bir açıklamamız kısaca şöyle olsun:
Framework, bir ya da birkaç programlama dilini kapsayabilen, temel amacı, o dilde sıkça ihtiyaç duyulan işlemler için, hazır ve kullanımı kolay sınıf(class) ve metodlar sunan, bu sayede yazılımcıları gereksiz iş yükünden kurtarmayı hedefleyen uygulama parçacıklarıdır. Frameworkler gittikçe popüler olmaya başladılar. Bir çok dil için, bir çok frameworkden yazılımcılar bolca faydalanmaktalar. Bu frameworklere popüler bazı örnekleri ilgililer için yazımın sonuna iliştiriyorum.
Pek de tatmin edici görünmeyen bu “tanımlama denemesi”nden sonra, gelelim varmak istediğime… Uzunca bir süredir bunca framework görüp, kabaca inceledikten sonra, acaba “mükemmel kod” yazabilir miyim diye düşünmeden edemedim. Zira framework’lerde “mükemmel kod”a ulaşmak gibi, hani açıktan olmasa da, gizliden birşeyler seziliyor. Aynı dilde benzer işleri yapan bu kadar çok framework olması, “bak onu biz de yapıyoruz ama, bizimkini yazmak daha kolay” gibi, oluşturduğu yeni framework/dil’i olabilecek en iyisi diye göstermesi ya da en hafifinden o niyette olduğunu hissetirmesi, yine bu amacın aklıma gelmesindeki sebep oldu. Sonra “mükemmel kod” fikri üzerine bir miktar kafa yordum. Kafamın yorulmasından açığa çıkan şeyleri de şöylece özetledim:
Gördüm ki; insan elinden çıkmış hiçbir mükemmel şey olmadığı gibi, insan üretimi hiçbir kodun da mükemmel olabilmesi mümkün görünmüyor. Bunu düşününce biraz üzüldüğümü farkettim, demek ki ben de mükemmel bir kodlamaya ulaşabileceğimi ve tüm dertlerimin böylece biteceğini ümid ediyormuşum… Heyhât! Ne mümkün? Ben ne kadar engin bir bilgisayar programcısı da olsam, ne kadar çok uygulama yazma tecrübesi edinmiş de olsam, ne kadar farklı projelerde görev almış da olsam, yine de “daha güzeli yazılamayacak bir kod parçası” üretemiyorum. Neden mi?;
- Bir kod parçasının güzelliği ne kadar genel düşünülse de kullanılmak istenen projeye göre değişebiliyor.
- Projeler aynı olsa bile, kodun işlevinin kalitesi projenin çalışacağı ortama göre de(donanım, işletim sistemi veya diğer yan bileşenler) değişiyor.
- Bunlar da aynı olsa bile, kodun işlev kalitesi, bu kaliteyi onaylayan kişilerin, yani programcıların yaklaşımlarına, hatta hayata bakış açılarına göre de değişiyor ki, işte bir şeye mükemmel demeyi engelleyen şey de bu oluyor en nihayetinde.
Yani kısacası, olmuyor dostlarım! Olmuyor, ama olmaması da doğal oluyor. Bu biraz idealist yazılımcı takıntılarıma kötü gelse de böyle birşey için ömür tüketmek gerekmediğini bilmenin verdiği huzur açısından güzel. Şimdi müsadenizle ben Ext dokümantasyonuma dönüyorum tekrar. “Mükemmele yakın” frameworklü çalışmalar dilerim herkese…
Not: Bu yazı böyle olmayacaktı, her zamanki gibi yazarken aklıma başka şeyler gelince bu hale dönüştü. Yazarkenki müdahalelerimin son bulmamasından dolayı yarım kalmış bekleyen yazılar hayli artınca, “artık bu da böyle olsun” diyerekten paylaşıma sunuyorum. Sürç-ü lisânımız affola…
Bazı Javascript Frameworkler:
Bazı sunucu taraflı frameworkler:
Son Yorumlar