Dün, boş günümü değerlendirip, uzun zamandır yapmayı planladığım bir şey yaptım ve kadîm bir dostumla Eyüp Mezarlığı’nı ziyarete gittim. Uzunca bir süredir eski mezarlarımız ve mezartaşlarımız ilgimi çekmiş ve beni bu alanda bir şeyler araştırmaya sevketmişti. Eski mezartaşlarımızdaki o ince, hassas, sanatkâr ruh, toplumsal olarak ölüme o sıcak bakış, en güzel, en kaliteli şekilde yaşanmaya çalışılan bir hayatın, yine en güzel şekilde bir noktası olan o müthiş mezar kültürü, öğrendikçe beni derinden etkilemiş ve bu büyük kültürel olgunluktan şimdiki yozluğa gelişimizi farketmek de bir o kadar yaralamıştı. Ben, mezarlık kültürümüzle ilgili şeyler okurken, kaybetmeye yüztuttuğumuz şeyleri öğrenmenin hüznü içerisindeyken, aslında vahim durumun, hani “ağlanılası” durumun farkında olmadığımı ise ancak Eyüp ziyaretimde farkedebildim. (daha fazla…)
Son Yorumlar