Archive for the ‘Murâdî’ Category

Gülses Ailesi’nde İftar

Çarşamba, Ekim 3rd, 2007

Şöhretli Ramazan’ımızın ilk günleriydi. Ramazan’ı karşılamış olmamızın heyecanına, Klasik Türk Müziği’mizin çok değerli bestekârı Necip Gülses Beyefendi ve eşi, nâdîde ses sanatçımız Melihat Gülses Hanımefendi’lere iftara davet edilmemizin heyecanı da eklenince, o gün gerçekten bizim için daha günün ilk ışıklarıyla birlikte coşku doluydu.
(daha fazla…)

İnternet mi? Kapat gitsin!

Cumartesi, Ağustos 18th, 2007

Türk Telekomcuğumuz bir güzel uygulamasıyla daha bizi koruyarak, ünlü blog sitelerinden biri olan wordpress.com sitesini de kapatmış. Dünya çapında yüzbinlerce kullanıcısı olan, Türkiye’den de binlerce kullanıcının yazılarını paylaştığı site -henüz net sebebi öğrenemedim ancak- muhtemelen bloglardan birindeki hakaretler veya telif haklarına aykırı yayınlardan dolayı kapatılmış. Sebep her ne olursa olsun, “teknoloji devimizin” yaptığı hata, problem teşkil eden alt adresi (subdomain) kapatmak yerine, yüzbinlerce blog sitesini erişimimize engellemesi. (daha fazla…)

Yazmadan Durabilmek

Pazar, Temmuz 29th, 2007

5 ay önceydi. Bir öğle vakti, tüm korkularıma rağmen hala bir ümitle bekliyordum. Duymayı beklediğim cümleyi, duyduğumda bu kadar garipseyeceğimi hiç düşünememiştim. Demek ki duyacağımı sandığım şeye aslında ben de inanmıyormuşum, inanmak da istemiyormuşum. Tarihi bir andı şahit olduğum… Evet belki tarih kitapları yazmayacaktı ama muhakkak benim kitabımda kalın harflerle yazacaktı. Ve o cümleyi duydum… (daha fazla…)

Televizyonsuz Hayat; Çok Rahat

Çarşamba, Kasım 22nd, 2006

Bilgisayar sahibi olduğum 15′li yaşlarıma dek tam bir televizyon delisiydim. O zamanlar, günde 10 saatten fazla bilfiil televizyon izlediğim çokça vakidir. Günlerimi özetlemek o zamanlar çok rahattı; sabah kalk, kahvaltı(televizyon karşısında), televizyon seyret, öğle yemeği (televizyon karşısında), televizyon seyret, akşam yemeği(televizyon karşısında), televizyon seyret, akşam yat… Bu durumu fark ettiğim bazı akşamlar halime çok şaşırdığımı, buna rağmen ertesi gün bu tempomdan hiçbir şey kaybetmeden yine televizyon başında akşamladığımı da hatırlarım. (daha fazla…)

Kayıp Giden Mezarlık Kültürümüz

Cuma, Ağustos 25th, 2006

Dün, boş günümü değerlendirip, uzun zamandır yapmayı planladığım bir şey yaptım ve kadîm bir dostumla Eyüp Mezarlığı’nı ziyarete gittim. Uzunca bir süredir eski mezarlarımız ve mezartaşlarımız ilgimi çekmiş ve beni bu alanda bir şeyler araştırmaya sevketmişti. Eski mezartaşlarımızdaki o ince, hassas, sanatkâr ruh, toplumsal olarak ölüme o sıcak bakış, en güzel, en kaliteli şekilde yaşanmaya çalışılan bir hayatın, yine en güzel şekilde bir noktası olan o müthiş mezar kültürü, öğrendikçe beni derinden etkilemiş ve bu büyük kültürel olgunluktan şimdiki yozluğa gelişimizi farketmek de bir o kadar yaralamıştı. Ben, mezarlık kültürümüzle ilgili şeyler okurken, kaybetmeye yüztuttuğumuz şeyleri öğrenmenin hüznü içerisindeyken, aslında vahim durumun, hani “ağlanılası” durumun farkında olmadığımı ise ancak Eyüp ziyaretimde farkedebildim. (daha fazla…)

Türk Telekom’dan İnternet İsrafına(!) Önlem: Kota

Pazar, Temmuz 30th, 2006

Son yıla kadar Türk Telekom’un ADSL konusundaki atılımını hayretle ve ilgiyle takip ediyordum. Uzun zaman İnternete olan ilgisizliğimiz hızlıca bertaraf ediliyor gibiydi. Ama ne olduysa son zamanlarda birden bir gariplikler oldu. “Limitli İnternet” diye birşey bulundu ve herkese limitli internet dayatılmaya başlandı. “İnternet kullan ey halkım! Ama fazla saçma!” der gibi Türk Telekom. Bu da bana enteresan geliyor. (daha fazla…)

Kendine Site Yapmak İsteyenler Buraya!

Perşembe, Haziran 15th, 2006

“Kendine site yapmak ne zormuş…” başlıklı yazım çok tuttu. Kendine site yapmak isteyen birkaç arkadaş yorum ve iletişim bölümlerinden “Abi ben de kendime site yapmak istiyorum, nasıl olacak bu iş” manasında mesajlar göndermeye başladılar. Bu durumda Google’ın suçu da var gerçi. Hala Google’da “Kendine site yapmak” diye aratınca en başta benim site çıkıyor. Kişisel bir web sitesi hazırlama niyetinde olup bu konuda Google’dan medet umanlar da karşısında beni buluyor büyük bir talihsizlik olarak. Ama yok, kapıma geleni boş çevirmek olmaz. (daha fazla…)

Türk Mûsikîsi’ni Keşfetmek

Perşembe, Nisan 13th, 2006

Çok değil daha 6-7 ay öncesine kadar Klasik Türk Müziği veya Türk Tasavvuf Müziği benim için birkaç dakikadan fazla tahammül edilemeyecek ve dinlenmesi zorunlu olduğunda hemen uyku moduna geçilecek müzik türleriydi. Klasik Müzik türünü de aynı potaya koyarak, bu müzikleri hayran hayran dinleyenlere ben de hayran hayran bakar, bazen kendimi saf gibi hisseder, onca insan için bu kadar bariz bir güzelliğe karşı -kasıtlı olmasa da- bu kadar lakayt olabilmeme şaşırırdım. (daha fazla…)

İETT’nin Baş Düşmanı: Cep Telefonları

Cuma, Mart 24th, 2006

İETT ve cep telefonlarıİstanbul’da ikamet ettiğim yerin en sık kullanılan otobüsleri, halk arasında “yeşil otobüs” diye bilinen Mercedes O-345 marka otobüsler. İstanbullular bilir, bu otobüslerde cep telefonu kavgasız 1 gün bile yoktur. Ben hiç polemiğe girmeyip telefonunu kapatanlardan(dı)ım. Ancak hiçbir zaman da cep telefonunun otobüsün fren sistemine zarar verdiğine falan inanmadım. (daha fazla…)

Kardan Korkar Olduk

Pazar, Ocak 29th, 2006

Çocukken kar yağacak diye sevinir, yağmaya başladı mı durmasın diye, durduğunda da yerdeki karların erimemesi için dua ederdim. O zamanlar hayallerimi boyumdan yüksek karlar görmek süslerdi. Daha bacak kadar olduğum bir yaşımda boyum kadar(!) yağan karın bana verdiği mutluluğu hâlâ hissediyorum. (daha fazla…)

© 2007, muratcorlu.com